
Bir laf vardır hani, "Vezir ettiğimiz gibi, rezil de ederiz" ya da "Zirveye çıkardığımız gibi, dibe indirmesini de biliriz" gibisinden. Gerçekten de öyleyiz ve toplum olarak bunu her fırsatta en iyi şekilde belli ediyoruz. Şimdilerde bazıları Arda için sık sık söyler bu tür lafları. "Arda'nın bilmem neresi kalktı", "Çok havalandı", "Yazık etti kendine" ve hatta "Arda bitti" diyenler çoğaldı son günlerde. Oysa ben merak ediyorum, "Yahu Arda başladı mı ki bitsin?"
Kendisi her fırsatta söyler, onu geçtim futboldan anladıkları düşünüldüğü için itibar gösterilen çoğu futbol adamı söyler bizim yetenek konusunda değil, onları işleme konusunda sıkıntılarımız olduğunu. Genç Milli Takımlarda şampiyonluklar ve iyi dereceler almışlığımız olsa da, A Milli Takım seviyesinde son yıllarda tek tük "patlamalar" yapmaktan öteye gidemediğimiz bunun en güzel göstergesi. Peki biz Arda için ne yaptık ki, Arda'nın bizim için bir şeyler yapmasını bekliyoruz?

Tamam, biz demiyorum. Çünkü ben Galatasaray taraftarının Arda için hep iyi düşündüğünü, konuya iyi yaklaştığını biliyor ve görüyorum. Son zamanlarda değişmeye başlasa da bu tutum. Ama Galatasaray taraftarından öteye gidemiyor bu tutum işte. Herkes birlik olmuş, Arda'dan peygamber sabrı, 40 yıllık futbolcu olgunluğu bekliyor. Sizce de henüz erken değil mi?
Bir kere Arda bunları yapmaya çabaladığı için daha çok üstüne gidilmiyor mu? Millete mâl edilen bir kahraman yapmak için biraz erken değil mi? Yaşı 22 yahu, siz 22 yaşındayken ne yapıyordunuz? Kimin sorumluluğu vardı üzerinizde? Kimlerin gözü sürekli sizin üstünüzde geziyordu, kim yayıyordu sevgilinizle fotoğraflarınızı internete? Hangi biriniz dayanabilirdiniz bu çileyi çekmeye?

Arda'nın yanlışları yok mu? Var. Tabii ki var. Çünkü olması gerekiyor. Hatasız kul olur mu hiç? Yanlış yapmalı ki, düzeltmesini öğrenmeli. Düşmeli ki kalkmasını bilmeli. Ne zaman yanlış yapar değil, ne kadar çok doğru yapar gözüyle bakılmalı.
Evet, çok yanlışı var. Bir kere takımını çok seviyor. Bu yanlış bir şey tarafsız olduğunu savunanlar için. Oysa yanlış takımını çok sevmesinde değil, bu sevginin kontrolü kaybetmesine yol açmasında saklı. Takımını çok sevdiği için oynayamıyor derbilerde, dayanamıyor, kavga çıkartıyor, duygusal davranıyor.
Ayrıca dolduruşa çabuk geliyor. "Abi"lerinin ve "hoca"larının gazıyla bazen yanlış demeçler verebiliyor. Ama O kime güvensin? Her fırsatta vurmaya çabalayan bu medyaya mı? Doğrularına değil yanlışlarına odaklanmış basın mensuplarına mı? Onun idol olarak aldığı kişiler, onu yanlış yönlendiriyorsa, sizin bu yanlışa ortak olmanız mı lazım? Kim adamakıllı çıkıp Arda'nın yanlışı budur, ama doğrusu da böyle olmalı dedi? Yanlışı savunmak kolay, doğruyu göstermek bu kadar mı zor?

Dünkü maçta 1-2 çalım attı ve sonra topu kaptırdı. Bir ses yükseldi kahveden "Balon!" diye. Ulan o balon değil miydi Euro 2008'de senin milli takımını kurtaran? Hatta neredeyse gruptan çıkaracak performansı gösteren? O zaman kahramandı ama? O balona başkanınız 15 milyon vermeyi göze almıştı? Hepinizin gözü o balonda değil miydi? Ne oldu şimdi? Çalım atamadı diye söndü mü forsu birden? Bu nasıl bir anlayıştır, bu nasıl bir bağnazlıktır?
Bir diğer eleştiri, sol kanatta eski performansını gösterememesi. Bu bir kere Arda'nın oyun profili, kendi tercihi değil ki. Pozisyon değiştirince kolay adapte olamıyor. Bu belki onun bir eksiği, ama hatası değil. Deseniz ki o zaman daha çok çalışsın, sol kanada adapte olsun. Ne malum geri göbeğe geçmeyeceği? Belki bu noktada bir tereddütü var, buna da bir yanlış diyebiliriz ama asla ve asla Arda'yı ipe gönderecek kadar büyük bir yanlış olamaz.

Evet, Arda'nın yanlışları var. Son günlerde fazlalaşmış da olabilir. Ama kimsenin "bittiği", "bir yerlerinin kalktığı", "havalara girdiği" yok. Attığı adımların yanlış olduğunu ona birilerinin göstermesi lazım sadece. Eğer Arda'nın bu kadar basit harcanmasına seyirci olacaksak şimdi, hatta destek çıkacaksak, yarın çok ararız Arda gibilerini ama iş işten geçmiş olur.
Bence sezon sonu Arda için Avrupa vaktidir. Artık en azından üzerinde böyle anlamsız ve yanlış bir baskının olmadığı bir kulübe, makul bir fiyata gitmesi lazımdır. 15 milyon konusunda inat etmek bu noktadan sonra, özellikle Dünya Kupası'nda vitrine çıkma şansının olmadığı bir yılda anlamsız olur. Tabii Avrupa Ligi'nde iyi bir derece elde edersek tekrar göz önüne çıkabilir ve fiyatını yükseltebilir. Bence önemli olan ne kadara gittiğinden öte, nereye gittiği ve gittiği takımın O'na ne kadar ihtiyaç duyduğu.
Arda hakkında 2 yazı:Ali Ece @ Total Futbol - (FUTBOLU SEVİYORSANIZ) ARDA'YI RAHAT BIRAKIN!..Chao Grey @ Chao Grey - Arda'nın Geleceği